Ali Babacan’ın katılımıyla Şereflikoçhisar’ın DEVA’sı hazır

DEVA Partisi’nin Şereflikoçhisar 1’inci Olağan Kongresi yapıldı. Pandemi koşulları nedeniyle hafta içi Cuma günü yapılan kongreye DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ankara İl başkanlığı yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları, parti yöneticileri, delegeler ve çok sayıda ilçe halkı katılım sağladı. Kurucu ilçe başkanı Güray Özcan tek liste ile yeniden başkan seçildi.

“Türkiye’nin DEVA’sı hazır” sloganıyla yapılan kongre, Covid-19 salgını nedeniyle önlemler eşliğinde Uğur Işılak Kültür Merkezinde toplandı. İlçede teşkilat çalışmalarını tamamlayan, geçtiğimiz hafta Cuma günü Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacanın da katıldığı kongre öncesi ilçede bir dizi programlar düzenlendi. İlk olarak ilçe Muhataraları ve ilçe STK başkanları ile bir araya gelen Deva Partisi kurucu üyeleri ve genel Başkanı sıkıntı ve sorunların dinlemesinin ardından Deva Partisi İlçe binası açılışı yapıldı. Esnaf ziyaretlerinin ardından Uğur Işılak Kültür Merkezi toplantı salonunda ilk kongreleri gerçekleşti.

Ali Babacan’ın liderliğinde 9 Mart’ta kurulan Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) seçime girme yeterliliğini sağlamak için örgütlenme sürecini tamamlamasının ardından Şereflikoçhisar’da da 1’inci Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi. Tek aday olan Güray Özcan delegelerden tam oy alarak yeniden başkan seçildi.
DEVA Partisi 1’inci Olağan Kongrede, kurucu ilçe başkanı Güray Özcan tek liste ile yeniden başkan seçildi. Koronavirüs tedbirleri kapsamında maske, sosyal mesafe kuralına uyularak geçekleştirilen kongre, divan kurulu üyelerinin seçiminin ardından delegelerin oy verme işlemleri gerçekleşti. Deva Partisinin genel başkanı Ali Babacan ve Şereflikoçhisar ilçe başkanı Güray Özcan yapılan seçimin ardın birer konuşma yaptı.
Deva Partisi Genel Başkan Ali Babacan Konuşmasında; Deva Partisi kurulalı bir yılı geçti. Kısa süre içerisinde Türkiye’nin dört bir yanında örgütlenmeye başladık ve hızlı bir şekilde devam ediyoruz. Bu gün itibariyle 973 ilçemizden 640 ilçe başkanlarımız görevinin başında. Türkiye’nin dört bir yanından işini bilen arkadaşlarımız görevinin başındalar. Biz kuru hamasetle ve içi boş sloganlarla vakit kaybetmiyoruz. Türkiye için kaybedecek bir günümüzün bile olmadığını biliyoruz. Geçtiğimiz Salı günü Adana’da yaptığımız lansman programı ile eylem planlarımızın ilkini açıklamış olduk. Yaklaşık 20 alan da, 400’e yakın eylemi planladık. Bunlardan bir tanesi tarımdı. Bunu da açıkladık. İlk adımı topraktan başlattık. Hükümeti kurduktan sonra ilk çiftçilikle uğraşan, hayvancılıkla uğraşan, tarım sektörü için neler yapacağımız somut bir planla bağlamış olduk. Bu plan içinde neler var; “Çiftçinin borçlarını en az iki yıl faizsiz olarak erteleme var. Bakıyoruz üretim maliyeti artan, hele hele bu sene kuraklık sorunu ile karşı karşıya gelen çiftçinin yakasına yapışan, halden anlamayan bir devlet devlet değildir. Ziraat Bankasını yeniden çiftçinin bankası yapacağız. Çiftçinin kullandığı mazotun ÖTV sini aynen kuruşuna kadar kendine iade edeceğiz. Çiftçinin kullandığı gübrenin maliyetinin yarısını destek olarak, devlet olarak yarısını karşılayacağız. Özellikle sulamada kullanılan elektrik çiftçimizin için önemli bir maliyet. Sulamada kullanılan elektriğin maliyetini aşağıya çekeceğiz. Tarım desteklerini üretim yapılacak dönemin başında açıklayacağız, ekim yapılmadan açıklayacağız. Sulu tarım yapan çiftçimizin gelirini, bilinçli sulama yapan ve üretim planlamasıyla gelirini en az üç katına çıkaracağız. Kuraklıkla mücadele amacını, toprağı teknolojiyle buluşturmak amacıyla ve kapalı devre basınçlı yağmurlama ve damlama sulama sistemini hızla ülke geneline yaygınlaştıracağız. Planlı programlı stratejik bir bakış açısıyla tarıma yaklaşmak durumundayız” dedi.
Ali Babacan “Türkiye’de tüm tarım arazilerinin suya ulaşması için gerekli yatırım miktarı 22 milyar dolar “ Buradan hükümete açık çağrı yapıyorum. Hükümet ne yapıyor inadına kanal İstanbul yapacağım diyor. Ama henüz çevre etki değerlendirmesi yapılmamış henüz. Marmara Denizinin kirliğini görüyorsunuz? Marmara Denizi’ne, Karadeniz’ine çevre açısından ne etkileri olacak belli olmayan bir projede hükümet açıkça söylüyor, Cumhurbaşkanı ne diyor? İnadına yapacağım diyor. Bu kanal İstanbul’un maliyeti en az 20 milyar dolar dan başlayıp 60 milyar dolara kadar tahminler var. Her başlayan projenin maliyetin kat kat üstünde bitiyor, bunu da görüyoruz. Ben diyorum ki, çiftçimiz kuraklıkla karşı karşıya mı? Hele hele pandemi de ortaya çıktığı gibi tarım sektörü gıda bu memleketin en önemli stratejik önceliklerinden birisimi demek ki, ne yapmamız lazım? Kanal İstanbul’da rant projesinde acele edeceğimize şöyle bir, üç, dört yıl öteleyin bu kanal İstanbul’a harcayacağınız projeyi dönün ülkedeki tarımsal sulama projesine yatırın” dedi. Ali Babacan Cumhurbaşkanına seslenerek; “ Kendi memleketim Şereflikoçhisar’dan aynı zamanda susuzluk sorununun yaşadığı bir ilçeden Sayın
Cumhurbaşkanına sesleniyorum. Şu inadınızdan vaz geçin, Kanal İstanbul projesini en az üç, dört yıl erteleyin ülkenin tarımsal sulama için gerekli olan kaynağa bir an önce tarımsal sulama projelerine ayırın” dedi.
Şereflikoçhisar İlçe Başkanı Güray Özcan konuşmasında; İlçemizin değerli iş adamlarından Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı değerli büyüğümüz Sayın Mihtat Eraslan’ın vefatından duyduğum üzüntüyü ifade etmek istiyorum. İlçemiz için uzun yıllar çalışmış, önemli hizmetlerde bulunmuş bir büyüğümüzdü. Ailesine, sevenlerine ve tüm hemşerilerime bir kez daha baş sağlığı ve sabır diliyorum.
Şereflikoçhisar ilçemizin Ankara’ya çok uzak olduğu söylenir. Hayır; ilçemiz Ankara’ya uzak değildir.Tam tersine başkentimizin azametinin, asaletinin vücut bulduğu; halkının Ankara’ya kalben yakın olduğu yerdir. Milletin efendisi olan köylümüzün modern Cumhuriyetimizin başkentiyle hemhal olduğu yerdir. Bizler hiçbir zaman kendimizi Ankara’mızdan uzak, Ankara’mızdan ayrı görmedik. Bu şehrin bir parçası olmamızdan dolayı her zaman gurur duyduk ve duyuyoruz. Ankara’mıza, Şereflikoçhisar’ımıza hizmet etme arzusuyla kollarımızı sıvadık, çalışmaya koyulduk. Türkiye’yi mutlu ve huzurlu yarınlara kavuşturacak; dertlere deva olacak umudun ve özgürlüğün partisi Demokrasi ve Atılım hareketinin neferleri olarak ilçemizdeki ilk kongremizi gerçekleştirmekten büyük bir onur duyuyoruz. Şereflikoçhisar’ın Şereflkoçhisarlı genel başkanı; ilçemizin gururu, ülkemizin umudu Ali Babacan; evinize hoş geldiniz. Özel olarak ifade etmeliyim ki; Türkiye’nin yarınlarına damga vuracağına tüm kalbimle inandığım Partimizin; ilçemizdeki kurucu başkanı olarak bu şerefli yolculuğun bir neferi olmak dahi tabiri mümkün olmayan bir mutluluktur. Burada; genel başkanımızın öz evinde; memleketinde, baba ocağında DEVA bayrağını dalgalandıran tüm mücadele arkadaşlarıma selam olsun!
SAYIN GENEL BAŞKANIM, KIYMETLİ
KATILIMCILAR; Şereflikoçhisar kurucu ilçe başkanlığı görevini aldığımız ilk günden itibaren ne kadar büyük bir sorumluluğumuz olduğunu bilinciyle çok çalıştık. Genel başkanımızın memleketine yakışacak bir teşkilatlanma çalışması için gecemizi gündüzümüze kattık. Her türlü baskıya, yıldırma çabalarına rağmen; öz evlatlarına, hemşehrilerine sahip çıkan cesur ve Şereflikoçhisarlılarla teşkilatımızı kurduk. Ve hep birlikte söz verdik. İlçemizde çalınmadık tek bir kapı; gidilmedik tek bir köy bırakmayacağız. Umudun ve özgürlüğün partisine yakışan bir heyecanla; halkımıza umut olacağız, damlalarımızla can suyu vereceğiz. Ve inşallah Partimizin bayrağını; liderimizin evinde, memleketinde en yukarıya taşıyacağız. Bu duygu ve düşüncelerle Türkiye’nin umudu; demokrasi, atılım, adalet ve özgürlük vizyonumuzun öncüsü DEVA Partimizin birinci olağan ilçe kongresinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu süreçte benden desteklerini esirgemeyen kurucu il başkanımız Ali Güven Bey’e, il başkan yardımcılarıma sonsuz teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Gerek kongre sürecinde, gerekse teşkilat çalışmalarında adeta bir aile olduğumuz; bizlere her daim yol gösteren ve destek olan ilçe koordinatörümüz, il kurucu heyet üyemiz ve il sekreterimiz Orhan Sarıtaş Bey’e şahsım ve teşkilatım adına teşekkür ediyorum.
Ve son olarak; bu yolda beni yalnız bırakmayan, bu zorlu süreçte benimle birlikte yol yürüyen; kaderlerimizi birbirimize bağladığımız Şereflikoçhisar’ın şerefli, cesur, mert kahramanlarına; ilçe yönetim kurulu üyelerimize; cefakâr ve vefakâr gönüllülerimize teşekkür ediyorum. Kongremiz, düğünümüz, şölenimiz kutlu olsun. Şereflikoçhisarımıza; Ankara’mıza, memleketimize hayırlar uğurlar getirsin. DEVA’mızın şöleni milletimizin şölenidir. Umududur, heyecanıdır. Bunu biliyor; buna inanıyoruz. Tekrardan hepinizi saygıyla selamlıyor; sağlıklı, DEVA’lı günler diliyorum” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir